bizden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bizden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat, 2013

7.AY KONTROLÜ


Rutin doktor kontrolüne gittik kızımla. 7. ay kontrolü.
Katı gıdanın patlama yaptığı aylardayız. O yüzden bu kontrollerde tatlı doktorumuz Ceyda'yı sorulara boğup duruyorum :) Sağolsun o da içtenlikle yanıtlıyor.

Katı gıdalar kademeli olarak 5. ay da başladı. Bu ay ilk defa kilo alımı normal görünüyor. Öğünler artık büyük insan kıvamında, miktar olarak değil tabiki miktar küçük cüceye göre :) Ve ısrar yok, istediği kadarını yemesine müsade ediyoruz.

Günlük öğünler aşağıdaki gibi:

Kahvaltı (anne sütü ve milupa kahvaltı tahılına tuzsuz peynir, pekmez, yumurta)
Ara öğün - Meyve (kış mevsiminde elma armut ağırlıklı, kabızlık problemine karşı bazen muz)
Uyku öncesi kandırmalık anne sütü
Öğlen (Sebze çorbası)
Ara öğün - Yoğurt
İş dönüşü anne sütü
gece muhallebi - istiklal marşı ve kapanış :)

Sebze çorbasına mevsiminde olan bütün sebzeleri koyuyorum, artık soğan,yazdan yapılmış domates de ekleyeceğiz. Bir de çeşitlendiriyoruz artık çorbaları, tarhanayı deneyeceğiz.
İlk başta kaşığı görmenin şaşkınlığı ile ağzını kapatamayan çocuğum şu sıralar ağzını kapatmayı hatta kilitlemeyi öğreniyor.Mama sandalyesinde güzel otursa da,desteksiz olarak tam oturamıyor henüz.
İkea mama sandalyesini tavsiye ediyorum, çok rahat ettik. Dik ve dar olduğu için yayılmadan oturabiliyor.

Salonu işgal etmiş komutan Yarenimo oyun halısı üzerinde taklalar konusunda ustalığını sergilerken, ellerinin üstünde kalkıp kendi çevresini turlayabiliyor ama henüz dizleri kullanmayı öğrenemedi. Yere basmaktan büyük keyif alıyor, sanki bıraksam yürüyebilecekmiş gibi şımarık hallerde. Ayakları yemeye devam, gerçi ne bulsa ağzına götürüyor ayaklara özel bir davranış değil bu :)
Kitaplardan ve konuşan oyuncaklardan keyif alıyor.
Kaşındıkça kaşınıyorlar ama dişler hala görünürde yok.

7.ay gelişimleri bunlar. Her uykudan uyanışında yeni bir şeyler öğrenmiş olarak kalkıyor.
Kucağıma gelebilmek için kollarını açıp bekliyor ve sırıtıyor ya işte o zaman içimin yağları eriyor.. O ağlama isteği gelip boğazımı kitliyor.
Velhasıl anne olmak insanı çok değiştiriyor ..


06 Şubat, 2013

BEBEK ÖNCESİ SON DÜZLÜKTE - BABY SHOWER





Minnoş gelmeden, ayaklar henüz shrek'in karısı gibi olmadan çok az önce Baby Shower yapmaya karar verdik en yakın arkadaşlarımla.  İyi ki yapmışız diyorum, sevdiklerim yalnız bırakmadılar öyle mutlu ettiler ki beni.. Aman Baby Shower da neymiş diyenler varsa ön yargı ile yaklaşmasınlar derim. Harika bir anı oldu benim için, doğuma gitmeden önceki o son ve heyecanlı düzlükte rahatlamak için harika bir vesile oldu. Sevdiğimiz herkes geldi bizi çok mutlu etti..

Haziran'ın başı olduğu için dışarıda harika bir hava vardı, bu dönem için en uygun yerlerden biri Fenerbahçe parkındaki Romantika. Mekanın gerçekten romantik bir hali var beyazlar içerisinde.. Deniz alabildiğine parlak ve hava günlük güneşlik olunca da harika bir gün geçirdik dostlarımızla.

Sabah kahvaltısı için mekan ile görüşmüş arkadaşlarım, açık büfe kahvaltıları mevcut. Erkenden gidip dilediğimiz gibi süsledik masaları. Pembe yeşil tüller ile peri masallarındaki gibi bir konsept hazırladık.



Yarenimo'nun teyzeleri yavaş yavaş geldiler ve uzun uzun kahvaltı keyfi yaptık birlikte. Kızım o kadar şanslı ki büyüdüğünde okuyacağı mektuplar yazdılar ona, ve hediyelere boğdular.
Açıkçası ben bir hediye listesi yapmadım, amaç bir araya gelmek ve bol fotoğraf çektirip stres atmaktı.Dedim ya Yaren o kadar şanslı bir bebek ki (umarım hayatının her anında bu devam eder) teyzeler onun her ihtiyacını düşünüp elleri kolları dolu geldiler.
Bir de gelemeyip bizi çiçek çikolata ile mutlu edenler var ki onları anlatmaya sayfalar yetmez.

Geleceğe mektuplar 

Hediyeler karşısında mutluluğunu gizleyemeyen anne adayı hediyelerin en ilginciyle poz verirken görülüyor :)

Tabi biz de teyzeleri elleri boş göndermedik, onlar için hazırladığım süprizler vardı.
Üzerlerini Yaren geliyor stickerları ile süslediğim çiçekler, şeker doldurabilecekleri minik keseler, afilli paketlenmiş cupcakeler, hediyelik dekoratif sabunlar, sakızlar, kraliçe taçları .. Çocuklar gibi şen bir gün için gerekli ne varsa hepsini bir torba ile yanlarına koyup evlerine yolculadık.
Şimdi fotoğraflara bakıyorum da insan o gebe(ş) hali ile bile hiç bir şeyden eksik kalmak istemiyor ya bravo valla biz annelere :)

Tüm anne adayları ve tüm sevgili teyzelere sevgilerimle..









09 Eylül, 2011

İKİZ KORSANLAR

Evimizin en küçükleri onlar.
8 aylık doğduklarında ne kadar küçüklerse, 8 yaşlarını bitirdikleri bu yaz yine küçücükler gözümde.
Fotokopisi çekilmiş iki ayrı kişilik onlar.
Onları birbirinden farklı kılan; parmak izleri, sesleri, huyları, hayalleri, dilekleri, rüyaları
Benimse onlar için edebildiğim en güzel dua,
birlikte ve sağlıkla yaş almaları

'Halacım' ile başlayan cümlelerin sonu hep anında gevşeme belirtisi ..
Nitekim yine öyle oldu, korsan parti malzemeleri bulundu, sevgili koca memleketin mavi yeşil yollarına koyuldu, bu yazın en büyük partisi onlar için vuku buldu .. 







06 Mayıs, 2011

Hıdırellez

Hıdırellez !!
baktığınızda yaz günlerinin başlangıcı olarak belirtildiğini görürsünüz,
ne yazık ki biz yağmurlardan kurtulamadık.

Ama siz yine de güllerin altına dileklerinizi koymayı unutmadınız umarım :)
buyrun günün anlam ve önemi için dinleyelim
Sezen Aksu - Hıdırellez


17 Şubat, 2011

KIRMIZI BAŞLIKLI GIZ

Sevgililer Günü bir çırpıda geldi geçti.

Ama ama ama listenin en başından bir hediye ile karşılaştım.
Ağzım kulaklarımda
TA TAAAAAAAA - KIRMIZI MANTOOOOOO

Şimdi ellerimle yaptığım yaka iğnelerinden hangisi ile süslemeliyim acaba




 yoksa sevimli tavşi mi?


31 Ocak, 2011

ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE ..



Tam 2 sene önce Büyükada , Heybeliada gezmiştik.
Sıcak bir yaz günü değildi, insanlar etrafta gülüşüp dondurma yemiyordu.
Deniz oldukça dalgalıydı ve yağmur yağıyordu.
Aynı böyle bir gündü..
Soğuuuuuk ve karanlık..
O zaman biraz kaçmak gerekiyordu sıkıntılardan.



Yağmurda bisiklete binmek ne iyi gelmişti, ve bomboş sokaklarda amaçsız boş-beleş dolaşmak.
Bu havalarda biraz kendinizi dinlendirin, tatil yapın.
Soğuk havalar da keyifli olabilir unutmayın..




 Bir de şu köşklerin güzelliğine baksanıza, sulu boya ile çizilmiş boyanmış gibi hissettiriyor bana..
güzel bir hafta geçirmenizi dilerim..






15 Ocak, 2011

KEZBAN PARİS'TE FOTOĞRAFLI ANLATIM - I

Günler önce yazdım size bir Paris seyahat güncesi hazırlayacağımı. Ama üşengeç eller bu ara fazlaca kurabiye hazırlamakla meşguldü. Ancak vakit buldum oturup bu konuyu detaylandırmaya.
Biz Paris'e gitmeden önce araştırdım aradım taradım pek de detaylı bir yazı bulamadım. Gerçi ben de ansiklopedinin P harfindeymişim de konu Paris'e gelmiş, onu anlatacakmışım gibi algılanmasın sakın :)
Çoğu şeyi unuttum bu yüzden fotoğraflara bakıp içimizi açalım ey blog sakinleri ...

  • Şehir oldukça planlı kurulmuş ve dünyanın en eski - gelişmiş metro yapılanmalarından birine sahip. Her yere metro ile gitmek mümkün. Tur ile gidiyorsanız eğer, tura bağımlı kalmak zorunda değilsiniz. Otellerden temin edebileceğiniz şehir + metro haritası ile dilediğiniz gibi gezebilirsiniz.
  • Metro duraklarının girişlerinde bulabileceğiniz makinelerden carnet ismi verilen10'lu bilet alma imkanınız olacaktır. Metroya giriş yaptıktan sonra kullandığınız bileti atmayınız,  hatlar o kadar fazla ki bir durakta inip bir diğerine geçiş yapmanız gerektiğinde aynı bileti kullanabilirsiniz.
  • Yanınızda mutlaka şemsiyenizi taşıyınız, hele hele kış aylarında gidiyorsanız, atkı-bere-eldiven üçlemesi vazgeçilmeniz olacaktır.





Bir de unutmadan, zenci sokak satıcılarını anlatmadan geçemeyeceğim,  gittiğiniz her yerde sizi bulacak olan bu satıcılardan Eiffel Kulesi minyatürlerini çok çok uygun fiyatlara alabilirsiniz. İlginç olan tipine bakıp hangi ülkeden geldiğini anlıyor olmaları :)


Küçük mağazalarda Paris'e özgü hediyelik eşya bulma fırsatınız çok fazla , ama hatırlatmak isterim fiyatlar oldukça yüksek.




İşte en sevdiklerim; Kutular


 



Mutlaka görülmesi gereken Luxemburg Bahçeleri

Devamı çok yakında :)
aman dikkat çok yakında demem ortalama 1 aya denk geliyor :)

30 Aralık, 2010

AİLEMİZİN FOTOĞRAFÇISI

Bir zamanlar şurada yazmıştım, çevremizde herkes evleniyor diye.. Sonucunda yavrulama da başladı tabi :)
Yakın arkadaşımız tam doğurdu doğuracak,
hastanede doğum fotoğrafları çekilsin istiyoruz ama bebemiz biraz sabırsız, löp diye geliyor bir gece.

Eeee ne yapalım derken buldum Burcu'yu, anlattım bebe doğdu ama biz fotoğrafları olsun istiyoruz ne yapıcaz diye :)
Yeni lohusanın toparlanmasına fırsat verdik 1 hafta kadar. Sonra aldık Burcu'yu dosdoğru eve çekime.
Tanıştık ,kaynaştık ,konuştuk,gülüştük.

Efemizin fotoları çok güzel oldu, tüylerimiz diken diken izledik slide showu.



Burcu'yu tekrar aradım, bu sefer elimizde değişik çeşit var :) 1 yaş hatırası olacak dedim, kırmadı geldi yine bizim yakaya.
O henüz blogunda yayınlamadı ama buyrun efendim , Burcu Çalışkan Photography sunar..
Artık fotolar blogtaaaa
Ve oğluşlara da maşallah lütfen :)





Burcu'ya facebook sayfasından da ulaşabilirsiniz burada

14 Aralık, 2010

Mor Menekşe, Ağlıyor Mu Ne


En çok menekşeleri severim ben. Kendimi bildim bileli babanemin pencere kenarında menekşesi vardır.
Bu yüzden sanırım menekşeler çocukluğuma götürür beni hep.
Kadife kumaşlarla kaplanmış o salonlara, kristal avizelere, kesme vazolara döndürür.

Şimdi kendi penceremin önünü süslüyor menekşeler. Bakınca eskiye gitmek hoşuma gidiyor.
Yemyeşil bir bahçede, eskimiş bir halı üzerinde evcilik oynamak gibi , ya da kar yağdığında annemin camdan izlemesi, kardan adam için havuç atması gibi geliyor.



Ne garip ki,onlar da beni seviyor. Büyüdükçe büyüyor, çoğalıyorlar..



08 Kasım, 2010

KEZBAN PARİS' TE

Bir 'Kezban Paris'te' edasıyla gidip döndüğüm seyahatten sonra tekrar karşınızdayım.
Henüz Parisien havamdan kurtulabilmiş değilim.Sanki evi taşıdık; gördüğüme anlatıyorum, göremediğime haber yolluyorum. E tabi sevgili blog takipçilerimi de unutmuyorum ve sizleri de esir alıyorum :)

Gitmeden önce yaptığım araştırmalarda webden açıkçası pek bilgiye ulaşamadım. O yüzden ilerleyen günlerde detaylı bir seyahat güncesi yayınlamayı düşünüyorum. Ama bugün ki konumuz o eşsiz rengarenk makaronlar.

Evet ülkemizde var bu güzellikler ama ben bu kadar lezzetlisini hiç yememiştim. PAUL'de yediğim kakaolu o güzelim makaronlar rüyalarıma giriyor.

Bir de Fransa'nın en ünlü pastanelerinden biri olan LaDurée var ki, şekerci dükkanındaki çocuklar gibi şendim gördüğümde.


İnsanlar uzun kuyruklarda bekliyorlar, her yer renkli makaronlarla dolu. Ülkemizde hiç alışık olmadığımız bir şey de vitrin süslemeleri yapmış olmaları. Önünde oturup seyredebilir miyim saatlerce?




Bence seyredebilirim, evet evet mümkün. Hatta yapmaya çalışsam daha da güzel olacak.

25 Ekim, 2010

Bugün ..

İstanbul bugün yorgun, biraz bulutlu - biraz güneşli..
Bizde bir seyahat heyecanı, bu hafta yokuz buralarda.
Haritamız ve seyahat notlarımız hazır bekliyoruz.
Başka da bir şeyimiz hazır değil zaten..

Kurabiye yok yani, ama dönüşte güzel güzel fotoğraflanmış Kruvasanlar olabilir :)

İyi bir hafta diliyorum herkese, bulutlar biraz aralanır umarım..
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...